Bugun...
Bizi izleyin:



Kılıçaslan “Türkiye’yi bekleyen tehlike orta gelir tuzağıdır”

Tarih: 22-01-2018 13:37:49 + -


ESAM Kocaeli Şubesi’nin “Türkiye’nin Kalkınmasında Sanayi ve ARGE” konulu söyleşisinin Ocak ayı konuğu TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan oldu.


Kılıçaslan “Türkiye’yi bekleyen tehlike orta gelir tuzağıdır”

Kılıçaslan “Türkiye’yi bekleyen tehlike orta gelir tuzağıdır”

ESAM Kocaeli Şubesi’nin “Türkiye’nin Kalkınmasında Sanayi ve ARGE” konulu söyleşisinin Ocak ayı konuğu TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan oldu. ESAM Kocaeli Şubesi tarafından Luxor Garden Otel’de Cuma akşamı gerçekleştirilen programın konuğu olan  Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan “2003 yılından sonra Türkiye’ye yabancı sermayenin girişi refahı ve gelir düzeyini artırmıştır. Ancak yabancı sermayenin artmasına paralel bir şekilde kendi teknolojimizi geliştiremezsek, tarihi deneyimler ‘Orta Gelir Tuzağını’ işaret etmektedir.” dedi.

Çakmak “Kalkınmanın temel kavramlarını tartışıyoruz”

‘Türkiye’nin Kalkınmasında Sanayi ve ARGE’ Konulu Söyleşi Luxor Garden Otel'de gerçekleştirildi. Program, ESAM Kocaeli Şubesi Başkanı Av. Alattin Çakmak'ın konukları selamlama konuşması ile başladı. Çakmak konuşmasında ESAM olarak Kalkınma ve Sanayileşme olgularına ait kavramları tartışmaya açarak kamuoyuna ve  iş dünyasına bir bakış açısı kazandırmaya çalıştıklarını vurguladı.

Kılıçaslan “Batı sanayileşmesi sömürgecilik ile başladı.”

Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan konuşmasına Batı’nın ve Amerika’nın nasıl sanayileştiği ve sanayi politikalarında neye önem verdiği vurgusu ile başladı. 18. yy’da başlayan Batı sanayileşmesinin kaynağında sömürgecilik olduğunu vurgulayan Kılıçaslan “ 1780’li yıllarda İngiltere’nin başını çektiği Batı sanayileşmesindeki sömürgecilik anlayışı Portekiz,, Almanya, Fransa ile devam etti. Batı ülkeleri Asya ve Afrika ülkelerinde sömürü ile sanayileşmesine başladı ve bu şekilde devam etti.

Kılıçaslan “’Merkantalizm’ ve ‘Bebek Sanayi’ si Batı Sömürgeciliğinin önemli sanayi politikalarıdır.”

Gelişmiş bu ülkelerin sanayileşme politikalarını oluştururken temele aldıkları en önemli politikalarından biri de Merkantalizm idi. Merkantilizm, ekonominin sürekli dış ticaret fazlası vererek devletin gücünün arttırılmasını amaçlayan politikadır. Bu politikaya göre ihracat mamulden, ithalat ise hammaddeden oluşmalı, yerli üretimi yapılan bir ürünün ithalatı yasaklanmalıydı. İthalatı zorunlu olan bir malın karşılığı mal ile ödenmeliydi (offset uygulaması ). Amerika’da ortaya çıkan Bebek Sanayisi anlayışı da bu politikaların bir ürünü idi. Kendi sanayileşmelerini ve sanayi politikalarını bir bebek gibi korumaya alan bu anlayış Küresel Ekonominin belirleyicisi olarak Küresel Sanayileşme politikalarını da kendi belirliyordu artık. Gelişmiş bu ülkeler Pazar payını daha da arttırmak maksadıyla, sanayileşmenin kendi istedikleri ölçülerde gelişmekte olan ülkelere transferine izin vermekle birlikte bu ülkelerin kendi sanayileşme politikalarını belirlemesine izin vermedi. Bunun Uzakdoğu ülkelerindeki istisnalarının dışında bugüne kadar bu şekilde hüküm sürdüğüne şahit olduk.

Kılıçaslan “Türkiye’nin toplam ihracatının %94’ü sanayi sektörü ama, ihracatın kg fiyatı 1,6 dolar”

Prof. Dr. Kılıçaslan konuşmasının ikinci bölümüne Türkiye’deki sanayileşmenin örneklerini rakamlar ve istatistikler ile anlatarak başladı. Sanayi politikalarının belirlenmesinde yaşanan güçlükleri de ilgi çekici örnekler ile anlatan Kılıçaslan “ Türkiye sanayileşmek zorunda olan bir ülke. Batının sanayileşmesinde yaklaşık iki yüz yıl geride başladığımız bu serüvenimizde Gelişmekte Olan ülkeler kategorisindeki durumumuzu daha ileri götürmemiz ve istihdamı arttırmamız için Sanayi Politikalarına çok önem vermeliyiz. Bu noktada ihracatımıza bakarsak konunun öneminin farkına varıldığını ancak buna paralel olarak sanayileşme politikalarının yeterince güçlü olmadığına şahit oluyoruz. Türkiye’nin ihracatının %94’ünü sanayi-imalat sektörü oluşturmasına rağmen ihraç ettiğimiz ürünün kg fiyatı 1,6 dolara tekabül ediyor. İthal ettiğimiz ürünleri ise ihraç ettiğimiz ürünlerin çok çok üstünde birim fiyatı ile alıyoruz. Bu bize şunu gösteriyor, yapısal bir dönüşüme ihtiyacımız var. Gelişmiş ülkeler bir yandan,pazar payını arttırmak için yabancı sermaye ile gelişmekte olan ülkelerin Küresel Sanayide ve ticarette rol almasını isterken; bir yandan da bu ülkelerin milli ve yerli sanayi politikaları oluşturmalarına izin vermiyor. İşte ARGE ve markalaşmak tam da bu noktada çok önemli duruma geliyor. Türkiye’de son on beş yılda ARGE yatırımları çok önemli ölçüde arttı. Artık bunların meyvesini toplama zamanı geldi. Eğer ARGE yatırımlarının çıktısını alamazsak oturup bu konuyu da masaya yatırmamız gerekecek” dedi.

“Sanayi Politikalarında Kamunun ‘Yerli Malı’ Tercihi Çok Önemli”

Kılıçaslan konuşmasının son bölümünde Türkiye’de sanayi politikalarının yerli ve milli olması üzerinde dururken, sanayi politikalarının belirlenmesinde millileşmenin önemine vurgu yaptı. Son dönemde çıkarılan bazı yasa ve yönetmeliklere rağmen özellikle kamuda milli sanayi kullanımının hala düşük olduğunu ve konunun öneminin yeterince kavranılamadığına şahit olduklarını örnekler ile anlattı.

 

Üç saatten fazla süren programın ardından ESAM Kocaeli Şube başkanı Alaaddin Çakmak tarafından Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan’a plaket verildi.






FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Gündem Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • şehit mustafa yavaş
    şehit mustafa yavaş
  • ışid
    ışid
  • muhabir
    muhabir
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Haber Paketleri Tv Reklamı
    Haber Paketleri Tv Reklamı
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
VİDEO GALERİ
YUKARI